kaos çağı

İlginç bir kavşakta duruyoruz. Nerede durduğumuzu saptayan da BM Genel Sekreteri Antonio Gueterres. Genel sekreter, geçen gün kitabın ortasından konuştu; “Dünyamız kaos çağına giriyor” dedi.

Gazze’de yaşananlardan, dünyanın Gazze’yi hiçbir şey yapamadan seyretmesinden, İsrail’i engelleyememesinden veya engellememesinden ötürü söylenmiş sözler bunlar. Güvenlik Konseyi’nin bölük pörçük ve asla uzlaşmaz yapısı, BM’nin dünya barışını tesis etme iddiasını nicedir gülünç hale düşürüyor ama kurumun başındaki ismin halen bir ağırlığı var; sözünün de var.

Britanyalı Marksist tarihçi Eric Hobsbawm’ın harika bir tarih üçlemesi vardır: Devrim Çağı, Sermaye Çağı ve İmparatorluk Çağı. Bugünü yazacak olsa bir ihtimal o da Kaos Çağı derdi.

Hobsbawm okumaya dönmeli. Hem bu blog, onun kendi hayatını anlattığı o nefis 20’nci yüzyıl otobiyografisinin de ismini taşıyor: Tuhaf Zamanlar…

Hobsbawm’a her zaman sevgi, hürmet…

PS: Eksik anlatmışım. Yorumlarda bir hatırlatma geldi. Hobsbawm’ın “Kısa 20’nci Yüzyıl (1914-1991)’ isimli eserinin diğer adı ‘Aşırılıklar Çağı’ idi. Buraya da eklemiş olayım. Bu şekilde daha da doyurucu oldu.

eyfel kulesi’nde hasat zamanı

Geçen günlerde bizim memleket Twitter’ında Paris’ten bir fotoğraf dolaştı. “Protestocu çiftçiler Paris’i Van Gogh tablosuna çevirdiler” denen bir fotoğraf.

Etkili bir fotoğraftı; binlerce beğeni aldı. Sadece bizde değil, dünyanın her yerinde de epey paylaşıldı. Beğenildi. Özenildi. Bir küçük kusuru vardı fotoğrafın yalnız. Gerçek değildi. Yapay zekâ ile üretilmişti. Bizde de dışarıda da bu yapay dokunuşu fark edenler veya zaten o kokuyu en baştan alanlar, bunun gerçek olmadığını, ilgili post’ların, tweet’lerin altında belirttiler. ‘Sözde’ fotoğraf ilk defa Trillionaire Life isimli bir Instagram hesabında paylaşılmıştı. O hesap da sözkonusu fotoğrafı, infonly.ai isimli bir yapay zekâ hesabından almıştı. Şuradan öğrendiğimize göre Infonly.ai, yapay zekâ görsel üretme programı Midjourney vasıtasıyla bu tür fotoğraflar üreten ve bunu da açık açık söyleyen bir hesap…

Ama belli ki fark etmiyor artık. Bir görsel yalan olsa da yerinde duruyor. Millet eğlencesine bakıyor. Eh, bu çağda o kadar olacak, değil mi? Artık böyle.

İşin ilginci, Fransız hükümetine sorsan çiftçilerin şu eylemini bugüne dek yaptıklarına kıyasla bin defa tercih ederlerdi. Ülkenin Paris’e çıkan tüm otoyollarını tıkayan çiftçiler başta başkent Fransa’yı işlemez hale getirdi. Halen de devam ediyorlar.

Ama yaptıkları eylemlerden çok, yapay zekâ marifeti bir fotoğraf dünyayı dolaşıyor. Hayat.

microsoft ordu kurar mı?

Microsoft’un son yapay zekâ hamlesinden sonra şirket değeri olarak 3 trilyon doları geçtiği açıklandı. Apple’dan sonra bu barajı aşan ikinci şirket. Daha bunun Tesla’sı var, Meta’sı var… Geliyorlar, yoldalar.

Korkunç bir rakam bu. Gelir eşitsizliğinin, dengesizliğinin nerelerde dolaştığını gösteren bir başka, hatta birinci işaret. Şöyle söyleyeyim, Türkiye’nin 2023 yılındaki gayri safi milli hasılası (GSMH) bir trilyon dolar bile değil ki Türkiye, dünyanın en büyük 20 ekonomisinden biri. Demek ki ekonomik anlamda bu şirketlerden daha güçlü çok çok az ülke kaldı. Bir elin parmaklarını geçmiyor. Bill Gates hakkında bin türlü komplo teorisi üretmek yerine, 3 trilyon dolarlık korkunç bir serveti yönettiğini düşünmek gerekli.

Ne olacak? Bu şirketler daha da güçlendiğinde, siyasi otoritelerin güdümünde kalacaklar mı? Ülkelerin başkanlarını dinleyecekler mi? Yoksa bir başlarına mı hareket edecekler? Kendi ordularını kuracak, kendi savaşlarını mı verecekler?

Tarihe çok aykırı bir gidişat değil bu; dünyanın ilk çok uluslu, deniz aşırı şirketlerinin kendi silahlı güçleri vardı. Sözgelimi bunun ilk örneği Doğu Hindistan Kumpanyası’nın (VOC) envanterinde, 10 bin asker ve 40 savaş gemisi bulunuyordu.

Microsoft’un, Apple’ın ordularını neden görmeyelim ki? Bugün bir ordu kurmalarına ihtiyaç yok elbette, bunu gerektirmeyecek bir dünya düzenindeyiz. Birçok siyasi liderin üzerinde olduklarını bilmek onlara yetiyor.

Yarın?