sivil bir kapak

2. Elizabeth’in ardından hemen her gazete onu tacıyla tahtıyla gösteren kapaklar yaparken, Liberation farkını koymuş: Sivil bir kapak yapmış. Şık, parizyen, havalı bir kapak. Majesteleri yerine bir insanı, bir kadını gösteren bir kapak.

2. Elizabeth bir kraliçeydi şüphesiz, dolayısıyla onu taçla göstermekte beis yok ama tacın peşinden koşmadan da onu bir kraliçe gibi resmetmiş Liberation.

Bana kalırsa zaten lüzumsuz bir unvan. Herkes sivil olmalı.

*

PS: El Pais, ‘Muere Isabel II’ diye manşet atınca, İspanyolların ona 2. Isabel dediğini öğrendim. Meğer bu iki isim aynıymış.

PS 2: Bizim gazetelerde küçücük bir haber. Tamam bu kadar ön plana çıkmasına gerek yok Türkiye’de ama 70 yıldır iktidarda olan bir monarkın ölmesi illa ki haberdir. Giderek içimize çöküyoruz.

en büyük hikâye

Dünya kadar haber varken yine de gerektiğinde o ‘en büyük hikâye’yi hatırlayan, manşete çeken gazeteleri seviyorum.

İşte El Pais… James Webb teleskopundan gelen bu güzel fotoğrafa, evrenin bugüne kadarki en net görüntüsüne dayanamamış, kocaman açmış. Tarihe tanıklık bunu da gerektirir:

Bu arada, evren de bize şıkır şıkır Instagram pozu vermiş. Zamanın ruhuna uygun. Yalnız konu evren olunca işler karışıyor: Hangi zamanın?

*

PS: Washington Post, Wall Street Journal, Toronto Star ve bir iki gazetede daha var; fotoğrafın yayımlandığı saat bakımından Batı yarıküre bu manşeti hazırlamak konusunda daha avantajlıydı elbette.

futbolcu

Brezilya’nın başkanı ve dünyanın en hakikate sığmaz insanlarından Jair Bolsonaro, Eldorado isimli (evet, Eldorado) minik bir kasabada büyümüş.

Ve gençliğinde futbolcuymuş.

Keşke futbolcu kalsaymış. Keşke gençliğinde futbol oynayan her siyasetçi o işte kalsaymış. Hele Türkiye’de.

*

Brezilya’da ekimde seçimler var. Ultramuhafazakâr Bolsonaro’yu bağrından çıkaran Eldorado’da bu defa ülkenin eski başkanı-yeniden başkan adayı Lula’nın kazanması bekleniyor.

Futbolcu siyasetçiler devri tüm dünyada bitiyor sanırım.

tokat

Fransa’da aylara yayılmış seçim sezonu nihayet bitti. Sezon finalinde Macron, nihayet birleşen solla, yıllardır uygun fırsatı kollayan aşırı sağcılara yenildi.

“Tokat” diye manşet atmış Liberation. Macron iki yıl evvel halkla selamlaşırken bir vatandaştan gerçekten tokat yediği için bu onun üzerine yapışan bir mevzuya döndü. Şimdi gıcıklık zamanı demiş, hançeri çevirmiş içeride gazete.

Fransa’da Macron’un merkezi (Ensemble) birinci, sol koalisyon (Melenchon liderliğinde Nupes) ikinci, aşırı sağ da (Marine Le Pen’in Ulusal Cephesi) üçüncü sırada. İkinci ve üçüncüler bu beş yıl içinde merkezi hapır hupur yer.

Macron’un partisi artık parlamentoda çoğunluk değil, yasama için sürekli ittifak arayışına girecek. Artık arada bir solcu taklidi yapmasına da gerek kalmaz, peşine düşeceği ittifaklar merkez dediği ‘şey’in, aslında ‘sağ’ olduğunu gösterecektir. Dünyada her yerde olduğu gibi.

Fransa’da seçimlerden çıkan meclis aritmetiği bizim Haziran 2015’i andırıyor. Erdoğan, o zamanki parlamenter rejimde CHP’ye koalisyon kurma yetkisi vermeyip ülkeyi yeni seçimlere götürmüştü. Fransa’da koalisyon olmayacak ama başkanlık sisteminin bu aritmetikle haline bakarız. 

Bizde gelecek seçimlerde de böyle bir meclis yapısı yeniden çıkabilir. O açıdan Fransa bizim için laboratuvar olacak.

***

PS: Instagram’daki ‘story’de kalmasıncılık’ gibi, kendi kendime “bunlar tweetlerde kalmasın” diyerek, Twitter’da yazdıklarımı buraya aldım.