savaşta refahın lafı mı olur?

Moskova’da Zafer Günü (9 Mayıs) gösterisi. 2019’dan. Foto: S. Zhumatov

Savaşın sonucu üç aşağı beş yukarı belli oldu bile. Dünyanın hangi yöne gideceğini biliyoruz artık. Herkesin silahlanma bütçesi artıyor. On yıllardır ordu namına pek bir şeyi olmayan Almanya dahil… 

Nasıl olacak? Ne pahasına olacak? İşte yeni dünyanın işaretlerinden biri…

Der Spiegel’in Fransız askeri stratejist Pierre Servant ile yaptığı röportajdan bir kesit:

Spiegel: Fransa, askeri harcamaları emeklilik ödemeleri lehine budamıştı diyorsunuz. Bu, biz Avrupalıların güvenlik adına sosyal huzuru riske etmemiz gerektiği anlamına mı geliyor?

Servent: İyi silahlanmış ordu devleti ile kendini savunma gücünden yoksun bir refah devleti arasında bir orta yol hep vardır. Emeklilik yaşını yükseltmek bu bakımdan mantıksız değil ama on yıllardır Fransa’da kimse buna cesaret edemiyordu. Bir füze yüz binlerce euro tutuyor ve savaşta epey füzeye ihtiyacınız var.

aynı dünyaların insanı

Gördüğüm tüm siyasetçiler içinde beni en karışık duygular içinde bırakanıydı. Aynı dünya görüşünü paylaşmıyoruz ama yönetiminin, üslubunun güven ve sıcaklık yaydığını da yadsıyamam. Zaman içinde onu benimsemeye başladım. Çılgın, aptal ve densiz liderler çağında bir tür sığınaktı. Sertlik ve çiğlik barındırmayan bir otoritesi vardı ve bunu sergilemekten hiç kaçmadı. Bir kadın lider olması mı, işinin ehli bir insan olması mı, sükûneti ve ayağının yere sağlam basması mı, yoksa hepsi birden mi bilmiyorum ama bir dönemi kendine mal etti.

Ben uzaktan bir gözlemciyim ama gördüğüm kadarıyla ona oy vermemiş Almanlar da farklı düşünmüyor. Kendilerini güvende hissettiklerini söylüyorlar. Süddeutsche Zeitung da, bugün “gücü sükûnetindeydi” diye uğurlamış onu. Evet, Angela Merkel bir tür çapaydı. Aynı dünya görüşünü paylaşmıyoruz dedim ama şu da var: Aynı dünyayı paylaştığımızı hissettiren bir liderdi. Bu bile çok şey aslında.

manşetteki boşluk

Almanya’da haftasonu yapılan seçimlerin ardından Augsburger Allgemeine bu manşetle yayımlandı: Kafa kafaya… Merkezin solundaki SPD’nin lideri Olaf Scholz ile sağındaki CDU/CSU’nun başındaki Armin Laschet sandıktan böyle çıktı. Bizde olsa, ‘burun farkıyla’ derdik; nitekim görselde Scholz hakikaten burun farkıyla önde.

Yine de bu resmin gösterdiği gerçek iki liderle de ilgili değil. Görseldeki boşluk, beyazlık ilginç. İşte o boşluk Merkel’in bıraktığı boşluk. İki lider de boşluğu dolduramamamış. Tarih bugünden sonra o boşluğun dolup dolmamasına göre yazılacak.