otoriterlik mesafesi

İki fotoğraf. İkisi de dünya basınında aynı gün çıktı. Ben dünkü Guardian’dan aldım.

Putin, ülkesinin Güvenlik Konseyi’ni karşısına almış konuşuyor.
Johnson da kendi meclisinin içinde, parlamenterlerin arasında konuşuyor.

İki liderden de hazzetmiyorum. Putin dünyayı savaşa sürükleyen karanlık bir tip. Johnson ise çapsız, anlamsız bir siyasi.

Ama o mesafe… İki liderin dışında, sistemler hakkında başka bir şey söyleyen o mesafe… Otoriterleştikçe karşınızdakinden uzaklaşıyorsunuz. Putin, artık bunun son haddine gelmiş durumda (Bu konu ile ilgili bir tweet atmıştım; Özgür Mumcu da gayet isabetle “lider otoriterleştikçe o dahil herkes küçülüyor” dedi, buraya da not düşeyim).

Johnson ise ne kadar sersem olursa olsun, kendi sınırları içinde. Sistemin sınırları içinde. Parlamenterler arasında. Kimseden üstün değil.

Tercih sebebi.

panik atak

Bugün Batılıların, Ukrayna’ya yönelik bir askeri harekâtın olacağını öngördükleri gün… Bugün değilse yarın diyorlar. Ukraynalıları bile şaşırtan bir tahmin ve kesinlikle…

Bir saldırı olacak mı? Rusya, Ukrayna’ya girecek mi? Ukraynalılar yürekleri ağızlarında bekliyor. Dünyanın geri kalanı spekülasyon yapıyor. Barış yanlısı görünen bazıları da çaktırmamaya bile özen göstermeden savaş tamtamları çalıyor. Örneğin ABD… Savaşa Rusya’dan bile daha hevesli görünüyor. Kokusu yakında çıkar.

Bu arada olan Ukrayna’ya oluyor. Batılı uçak firmaları birbiri ardına Kiev uçuşlarını iptal edince, bu arada yabancılar da ülkeyi terk etmek için havaalanlarına koşunca Ukrayna gazetesi Vesti manşeti atmış: Panik atak! Vesti’nin haberinde bir de not var: Ukraynalılar’da ciddi bir panik gözlenmiyor. ATM’ler önünde kuyruk yok, market rafları halen dolu. Endişe artıyor ama panik yok, diyor gazete.

Savaş önce zihinlerde başlıyor.