başka bir evrende en güzel halinle

Amsterdam gazetesi Het Parool, manşete Johannes Vermeer’in kült işlerinden ‘Flütlü Kız’ını yerleştirmiş.

“Bu gerçek bir Vermeer” diye koca koca yazmışlar.

Birçok araştırmacı resmin orijinalliğinden şüphe duyuyordu; artık gerçekten ustaya ait olduğunu kanıtlanmış. Resmin sahibi Rijksmuseum da rahat bir soluk almış. Vermeer’in zaten korunan hepi topu 37 eseri var.

Rahat soluk alan sadece müze mi? Belli ki aynı zamanda Hollanda kültürü de bir insan gibi rahatlamış; bu ferahlıkla gazete manşetlerine çıkmış.

Bin türlü sıcak gündemin arasında gazetelerin bazen bunları, akıp giden hayata, içinde yaşadığımız kültüre dair bu ayrıntıları bir numaralı gündem olarak manşete çekmesini seviyorum, önemsiyorum. Başka bir evrenin hikâyeleri gibi geliyor ama değil. Onlar da bu evrenden.

Üstelik sıcak gündemden de çalmıyorlar; bir nefes alma durağı açarak diğer günlerin sert gündemlerini de daha katlanılabilir (ve evet daha bakılabilir, daha önemsenebilir) kılıyorlar.

Üç yüz küsur yıllık bir tablodan buralara, bugünlere bir yol var.

bir fotoğrafta hollanda

Albergen kasabasında Elshuys Oteli. Bazı mülteciler buraya yerleştirildi. Kasabada günlerdir eylemler durmadı. “Güzel Albergen’imizi mahvedeceksiniz” eylemleri. Otelin duvarları protesto pankartı dolu.

“Defolun” diyen pankartlar.

Ve.otelin önünde lüks arabalar… Artık lüksten çok endişe gibi duran arabalar. Zenginliği kaybetme endişesi…

*

(Foto Vokskrant gazetesinden, A. Kievit)

sen neymişsin be wyoming!

İnanılır gibi değil, ABD eyaleti Wyoming’de her dört kişiden birinde silah var. Her dört kişiden biri. Red Kit’in Vahşi Batı zamanlarından beri hiçbir şey değişmemiş. Tamam, hiçliğin ortasında, tamam özsavunma şu bu ama silah da sahnede varsa patlıyor. Oransal olarak en çok silah kaynaklı ölümlerde de üçüncü sırada (Alttaki yatay istatistik; Hollandaca ama anlaşılıyor diye umuyorum).

Bu arada ABD’deki silah çılgınlığında Demokratların kazandığı eyaletlerde de ciddi silahlanma olduğunu görüyoruz. Acaba bunlar o bölgedeki Cumhuriyetçi seçmenler mi yoksa Demokratlar da bu konuda Cumhuriyetçilere yakın mı?

Son bir not: Hawaii hakikaten barış adasıymış. Yazık ki o da ABD’nin içinde.

Bu arada, şurası da Wyoming:

PS: Infografik Volkskrant Gazetesi’nden.

bir başbakan kendi telefonunun sahibi midir?

Güzel bir soru: Bir başbakanın telefonuna gelen mesajlar sahiden onun mudur?

Peki bu mesajları bir başkasına göndermek, arşivlemek veya silmek onun tasarrufunda mıdır? ABD’de bu soru Trump gelene dek sürekli tartışılırdı. Verilen cevap da hep aynıydı: Hayır o mesajlar onun değildir; arşivlemek ve silmek de onun tasarrufunda değildir. Bunlar devletindir.

Trump sırasında da tartışıldı elbette ama o yönetim kaosu sırasında bu sorular duyulmadı bile.

Şimdi Hollanda’da dördüncü defa kabine kuran başbakan Mark Rutte üzerinden bu tartışma Avrupa’ya da taşındı.

İlginç bir olay: Meğer Rutte’nin bir akıllı telefonu yokmuş ve eski bir Nokia kullanıyormuş. Telefonun hafızası da yetmediğinden çoğu mesajı siliyormuş. Hangilerini? Eh, kendi tasarrufundakileri. Bu işi Volkskrant gazetesi ortaya çıkarınca skandal da patladı. Siyasetçiler Rutte’ye güvenmediklerini ilan etti.

Netice: Rutte rakibi siyasetçilere resmen gönül koydu.

Bir de akıllı telefon almaya karar verdi.

Ama soru aynı: Bir başbakan kendi telefonun sahibi midir?

*

PS: Karikatür, Hajo’nun (NRC gazetesi). Nokia’nın şimdi tarih olmuş o meşhur yılanı.

gazetelerde askeri düzen

Avrupa gazeteleri yavaştan ton değiştiriyor. İki gün evvel İsviçre’deki nükleer sığınaklar hakkında kapsamlı bir yazıya denk gelmiştim. Bu da bizim Türkiye’de çok iyi bildiğimiz (bir ara Hürriyet gazetesi epey yapardı) askeri güç sayfası. Hollanda’nın burnundan kıl aldırmayan kalburüstü gazeteleri bu tasarıma geçtilerse dünya değişiyor demektir.